
Spor salonlarında herkesin yaşadığı ama çok az kişinin konuştuğu bir durum var.
Ağır bir deadlift setindesin. Sırt hazır, bacaklar güçlü ama strapler barın etrafında dönmeye başlıyor. Sıkıyorsun, yeniden sarıyorsun… yine kayıyor. Sanki barın üstü yağlanmış gibi.
Çoğu kişi bu noktada suçu kendinde arar:
“Demek ki iyi sarmadım” ya da “tutuşum zayıf” der.
Ama çoğu zaman sorun ne tutuş ne de sporcu. Sorun, strapin hangi malzemeden yapıldığıdır.
Genelde pamuk, naylon ve deri “kişisel tercih” gibi anlatılır. Oysa ağır kilo, ter ve sürtünme işin içine girdiğinde bu malzemeler arasında ciddi farklar ortaya çıkar. Yanlış strap sadece performansı düşürmez, sakatlanma riskini de artırır.
Polyester Neden Çok Kullanılıyor Ama İş Ağırlaşınca Kaydırıyor?
Bir spor mağazasına girdiğinde straplerin büyük kısmı polyester ya da naylondur. Çünkü:
Ucuzdur
Renk vermesi kolaydır
Kolay kolay kopmaz
Ama önemli bir sorunları vardır: ter tutmazlar.
Ellerimiz antrenman sırasında en çok terleyen yerlerden biridir. Ağırlık arttıkça ter kaçınılmaz olur. Polyester teri emmez, yüzeyde bırakır.
Bu da strap ile bar arasında kaygan bir tabaka oluşturur.
Sonuç ne olur?
Setin en zor yerinde, tam son tekrarlar gelirken strap tutuşunu kaybeder. Sen de ağırlığa değil, strap’e odaklanmaya başlarsın.
Ağır kaldıran biri için bu ciddi bir problemdir.
%100 Pamuk Neden Daha İyi Tutar?
Pamuk doğal bir lif olduğu için teri emer. Bu basit gibi görünen özellik aslında tutuşun temelidir.
Ter, pamuk tarafından emildiği için strap ile bar arasındaki temas kuru kalır. Kayma azalır, tutuş sabitlenir.
Bir de şu var: Pamuk nem aldıkça çok hafif şişer. Bu da barın tırtıklı yapısına daha iyi oturmasını sağlar. Yani strap barı daha iyi “yakalar”.
Bu yüzden yıllardır ağır kaldıran, tecrübesi olan sporcular pamuk straplerden vazgeçmez. Gösteriş değil, güvenilirlik isterler.
Kumaş Yetmez: Mekanik Tutuşun Önemi
The Last Pull’da şunu gördük:
Pamuk doğru temel ama tek başına yeterli değil.
Bu yüzden silikon dikiş sistemi geliştirdik.
Pamuk teri yönetir, silikon ise ekstra tutuş sağlar. Barın üstünde kaymayı neredeyse tamamen ortadan kaldırır.
Bu sayede strap’i aşırı sıkmana gerek kalmaz. Ön kollarını sürekli kasmak zorunda kalmazsın.
Bu da önemli bir avantaj getirir:
Antrenman sırasında gerçekten sırtını ve arka bacaklarını hissedersin.
Naylon Straplerin Bileğe Verdiği Zarar
Naylon strap kullanan herkes bilir. Özellikle yüksek tekrar ve ağır kilolarda, ertesi gün bilekte yanma ve hassasiyet olur.
Naylon serttir, esnemez. Yük altında bileğe baskı yapar. Terle birleşince ısı oluşur ve cilt tahriş olur.
Pamuk ise daha yumuşaktır. Bileğin şekline uyum sağlar. Basıncı yayar.
Uzun süre antrenman yapan biri için bu fark çok önemlidir. Çünkü bilek acıyorsa, antrenman da yarım kalır.
“Strap Hile mi?” Meselesi
Bunu hep duyarız:
“Strap kullanma, tutuşunu geliştir.”
Ama gerçek şu:
Sırt ve bacak kasları ön kollardan çok daha güçlüdür. Tutuşun ne kadar güçlüyse o kadar deadlift yapmak, büyük kas gruplarını sınırlamak demektir.
Doğru olan şudur:
Isınma setlerini strapsiz yaparsın. Ama asıl çalışma setlerinde tutuşun, gelişimin önüne geçmemelidir.
Strap, tutuşu öldürmek için değil, gereksiz engeli kaldırmak için kullanılır.
Dayanıklılık ve Temizlik
Çoğu kişi polyesteri daha uzun ömürlü sanır. Ama kaliteli pamuk strapler de yıllarca kullanılır.
Üstelik pamuk yıkanabilir. Ter ve koku birikmez. File torbaya at, yıka, tekrar kullan.
Polyester strapler zamanla koku tutar ve o koku kolay kolay çıkmaz.
Sonuç: Gerçek Hayatta Hangisi İş Görür?
Terlemediğin, hafif çalıştığın bir ortamda polyesterle idare edebilirsin.
Ama gerçek antrenmanlarda—yoğun salonlarda, ağır kilolarda—fark net şekilde ortaya çıkar:
Polyester / Naylon:
Kaydırır, bileği yakar, plastik hissi verir.
%100 Pamuk (The Last Pull):
Teri emer, tutuşu sabitler, bileği korur ve silikon dikişle barı kilitler.
Ağırlıkla uğraşman gerekirken ekipmanla uğraşma.
Gerçek tutuşu istiyorsan, pamuk kullan.